23 Eylül 2011 Cuma
Böyle Buyurdu Zerdüşt
Tüm yazılmışlar arasında sevdiğim tek şey,
birilerinin kendi kanıyla yazdığıdır.
Kanla yaz: fark edeceksin ki, kan ruhtur.
Kolay bir iş değildir, meçhul kanı anlamak:
nefret ederim, avare okurlardan.
Her kim ki okuru tanır,
daha fazlasını yapmaz onun için. (...)
Cümle alem okumayı öğrenecek olsa,
yalnız yazmak değil, düşünmek de çürürdü.
Vaktiyle ruh tanrıydı, sonra insanlaştı ve şimdi,
neredeyse avamlaşmak üzere.
Kanla ve hikmetle yazan kişi, okunmayı değil,
ezberlenmeyi ister.
- Friedrich Nietzsche-
21 Eylül 2011 Çarşamba
Tan Kızıllığı
Tan Kızıllığı
Bu kitapta bir 'yeraltı insanını' iş başında bulacaksınız, sondaj yapan, kazan, gömen birisini. Havasızlık ve karanlığın yaratacağı uzun süreli her sıkıntıya pek fazla aldırış etmeden, onun ne kadar yavaş, dikkatli ve ödün vermez bir inatçılıkla ilerlediğini göreceksiniz, elbette eğer böyle bir derinlik çalışmasını görebilecek gözleriniz varsa; bu belirsiz işinde bile onun mutlu olduğunu söyleyebilirsiniz. Sanki kendisine bir inanç yol gösteriyor, bir teselli onu avutuyor gibi değil mi? Belki de kendi uzun karanlığını istiyor, kendi anlaşılmazlığını, gizliliğini, gizemliliğini, çünkü o ne elde edeceğini biliyor: kendi sabahını, kendi kurtuluşunu, kendi tan kızıllığını?.. Hiç kuşku yok, geri dönecektir: ona aşağıda ne işi olduğunu sormayın, bu sözde Trophonios ve yeraltı insanı, yeniden "insan olunca", size kendisi anlatacaktır. İnsanın onun gibi uzun süre köstebek olarak yaşayıp, yalnız kalınca, susma yetisini tümüyle kaybeder...
Bu kitapta bir 'yeraltı insanını' iş başında bulacaksınız, sondaj yapan, kazan, gömen birisini. Havasızlık ve karanlığın yaratacağı uzun süreli her sıkıntıya pek fazla aldırış etmeden, onun ne kadar yavaş, dikkatli ve ödün vermez bir inatçılıkla ilerlediğini göreceksiniz, elbette eğer böyle bir derinlik çalışmasını görebilecek gözleriniz varsa; bu belirsiz işinde bile onun mutlu olduğunu söyleyebilirsiniz. Sanki kendisine bir inanç yol gösteriyor, bir teselli onu avutuyor gibi değil mi? Belki de kendi uzun karanlığını istiyor, kendi anlaşılmazlığını, gizliliğini, gizemliliğini, çünkü o ne elde edeceğini biliyor: kendi sabahını, kendi kurtuluşunu, kendi tan kızıllığını?.. Hiç kuşku yok, geri dönecektir: ona aşağıda ne işi olduğunu sormayın, bu sözde Trophonios ve yeraltı insanı, yeniden "insan olunca", size kendisi anlatacaktır. İnsanın onun gibi uzun süre köstebek olarak yaşayıp, yalnız kalınca, susma yetisini tümüyle kaybeder...
İyinin ve Kötünün Ötesinde
İyinin ve Kötünün Ötesinde
Geleceğe Dair Bir Felsefeye Giriş
Nietzsche “Geleceğin Felsefesi”ne ilişkin görüşlerini “İyinin ve Kötünün Ötesinde” adlı bu eserinde;
“Filozofların Önyargıları Üzerine, Özgür Ruh, Dini Varlık, Özdeyişler ve Ara Oyunlar, Ahlakın Tabiat Tarihi Üzerine, Biz Alimler, Bizim Erdemlerimiz, Halklar ve Vatanlar, Asil Olan Nedir?” başlıkları altında derinlemesine inceleyip bizlere ışık tutmaktadır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



